Otel Nedir?

# müşterilerini uyutarak para kazanan işletme.
(eyco, 17.12.2000 00:40)
#287591 !?
# piyasada bulabileceğiniz en kötü yatağı 24 saatliğine 100 dolara kiralayabileceğiniz işletme
(mdc, 17.07.2001 10:12)
#532126 !?
# bir tanesine fethiyede sahip olduğum hem eğlence hem finans kaynağı.
(anne widowmaker, 11.01.2002 17:59)
#896900 !?
# canım elbette, diyordum, nasılsa
otel batacak, otel batacak
...........edip cansever
(madeira, 22.02.2002 23:36 ~ 23.02.2002 01:03)
#1050800 !?
# iyi bir şair otel nedir, neyin nesidir tanımlar:

otel

i

denizin alçalışıyla otel bir düştü
binlerce kalıntı şehir değerinde
sularla kaçışan ölümler türküsü
sırdaş olan denizlerin diline
taşlaşmış hayat ürpertileri ardından
şekilsiz, oynak ve iniltili
pembe, daha doğrusu bir çocuk gülüşü renginde
izleri deniz hayvanlarının
belli ki bir adı var onların, varsa da
gezinir mi hiç mi hiç adı olmayan burada
bir dirilişe bile ayak uyduramayan burada
mevsimi olmayan mevsim sürüleri
yumuşak yüzgeçleriyle dalgınlığımı yalayan
anılar, anı sürüleri
hep birden unutulmuşluğa dadanan
hep birden, ama tek bir yaratık gibi
çıkarak gözlerime yarı loş mağrasından
görülmemiş bir şekilde intihar ederdi.

o zaman belki bendim, belki bir şekil bildirisi
gibi o zaman işte çok değerli bir taşa
bakar gibi ben
istekli, sonra durgun, giderek düşünceli
derdim ki -daha doğrusu yaşardım-
mutluluk alışılmış bir kötümserlikti
ki tarih aldatılırdı, korkardım
gözü dönmüş bir kuşun göğsünü didikler gibi
bağrını açar gibi bir azizin
açardım ben de içimi - bu şehir kimin?
kimsenin değil -
baktıkça, baktıkça oaraya bakır
ne düşerse içine zehir
köpürür köpürür köpürür
önce asit, derken bir doğa parçası gibi
yaprak bir parça yaprak olana kadar
su bir parça su olana kadar
ben onlara su ve yaprak diyene kadar
demek istediğim yaşamak bir parça yaşamak oluncaya kadar
zamanlar, zaman sürüleri..

bazı adamlar ki bu zamanlara
dokunur geçerlerdi
yani bir piyanya ve onun tek bir tuşuna
dokunur gibi
ses, o kalın ses, hiçbir şey umdurmayan
doru bir at dilinde orman ve su
korkuyu, sonra da yalnız korkuyu
büyüten ordan oraya
sayısız çeşitlendiren onu
yani bir hayat olarak çıkaran karşımıza
bir sesti bu
sadece bşr ses idiyse, bir durup bir boşaldıkça
içimize düşüren boynumuzu
yerleşen bizi pek az tanıyan yüzümüze sonra da
iğrenmenin koşulu bir at gibi durduğu
bir uzunluğu ya da bir alanı olmayan yüzümüze
yerleşen
sızdıkça sızan bir çay saati gibi içimize
yani bütün bir burukluğu birden içeren
ve soran birden sorusunu
hanlarda denk saran yolcuların
yağmura kuşkuyla bakan
gözleri gibi
ses, o büyük ses, desem ki
sorardı bize durmadan
sorardı ölümün bütün bildiklerini.

ii

ölüler dirilirdi. çıkamazdım ki otelden
ben otelden hiç çıkamazdım ki
her şeyi bilen bir adam gibi gelip geçerdi
kış
ve hayaletler halinde kuş sürüleri
gündüz ve gece
gece desem gece, gündüz desem gündüz
ve desem ki, sonuncu günü
dünyanın insan eliyle yaratılmasının
sonuncu günü
koridorlardan geçerdim.

koridorlar ki uzun desem uzun, kısa desem kısa
aslında bana göre bir şekil
bir monolog da diyebilirim buna, içinde bir konuşma ürpertisinin =
yer aldığı
kelimeleri olmayan bir yazı türü belki de
koridor
ve benim çağrışımsız sesleri düşüren ellerime
meyhanelerden gelen ve bir daha gelmeyen
ölü sesleri
sokaklarda karşıma çıkan ve bir daha çıkmayan
ölü sesleri
masa örtülerinin altına saklanan ve bir daha saklanmayan
resim ve para sesleri
ölülerin
merdivenleri inerdim.

merdivenleri inmek kolay desem kolay, kolay demesem gene kolay
bir diyalog olduğu için değil, zaten bir diyalogdur merdivenler
içinde insan uğultularının yer aldığı
ve kimsenin kimseye bir şey sormadığı. ne var ki
ben onun yanından geçerken
o benim yanımdan geçerken
o döner dönmez köşeyi
ben yere eğilir eğilmez
o dönüp bakarken gizlice
ben cebime sokarken elimi
o gözetlerken beni köşeden
ben başımı çevirirken ansızın
bir anahtar sesi
bir sigara gürültüsü
yere düşen bir çakmak
kırmızı bir benzin istasyonu belirtisi.

güya tanrının hep birlikte olalım diye çizdiği
bir salon
ben o salona varıncaya kadar
tanrı yok -ne kadarda geçmiş aradan-
salon ki otelin salonu yani
ve dirilmiş ölüler ayakta
bir ikon tasviri gibi
ya da bir bruegel tablosundaki çılgın
belli bir zaman parçasını kımıldatıp da içinden
sayısız zamanlara götüren
o birtakım adamlar
ki artık ölü bile değil hiçbiri, değil de
gelecek bir zamanı ısırır gibi
kocaman dişleriyle
avurtları, göbekleri ve falluslarıyla
yani kaç yerinden delinmiş olmalı ki dünya
dünya desem dünya
değil desem değil
yaralı bir hayvan gibi soluk soluğa.

iii

o ben ki seviyordum beni yargılayan
bir otel diye seviyordum oteli
kendi yasalarıyla
aslına bakılırsa kendimi dolaştırıyordum bir bir
sokakları olmayan bir şehir için
yaralı ayaklarımla
alanları, parkları ve afişleri
olmayan bir şehir için
ben kimim -ki fülütler çalıyordum bazı-
çenk ve santur sesleri düşürüyordum tevrattan
bir ot, bir çöl motifi
bir kafatasını, bir h=96 kuşunun haykırışını =
düşürüyordum
karışık ve acıklı çöpleriyle
bir cellat ipi, bir korsan gemisi
bir yargıç ya da bir idam gerekçesi
zaten düşüyordu kendi kendine
"çıt" diye bir şey oluyordu bazen de -sessizlik-
diyelim bir ölü yer değiştiriyordu
tam yüz "sene" daha atlayarak geçmişten
yüz "sene"
ama belki de
issız ve sıcak duvarların ötesinde yaz
sert ve ince bir kabuk gibi
çatlayıp duruyordu gizlice
gidip ellerimi yağ kandillerine sürüyordum
nedense erimenin bu dıştan tadına
bırakıyordum kendimi
yukarda eski bir kule oluyordu, tahta
-uyarılmış sürgünlüğüm benim-
tahta desem tahta, değil desem değil

ya da bir kırıntı bir boşluk canavarının ağzında
oluyordu ki, bir rüzgar bile hiç yok
yok dediğim bile hiç yoksa
batırınca durgun göğsünü
gök kendini kanatıyordu orada.

fırtına, fırtına, fırtına
ben ki en azından bir durgunluğa çağrılıyordum
her şeyi bir bir yaşamış da..
ve yanıtsız ve sessiz
bana kalırsa:
- yani o sular ki içinden
peygamber yüklü bir yunus balığa çıkarsa
hangi ilgi onu bir süre boşlukta tutacak
canım elbette
yunus batacak
yunus batacak -

iv

denizse her şeyi unutturan bir adam gibi
gelecekti bir gün yeniden
demeye kalmadı geldi
sinirli bir gürültüyle yükseliverdi hemen
ardından bir iki şey daha oldu - nasıl anlatsam
kimse bunu daha yaşamadı ki -
sanki bir akvaryumun içinde
yapayalnız kaldım da ben
yanımda başka akvaryumlar ve
içinde başka birileri
doğrusu müthişti bu, denizin icat ettiği bir mezarlık gibiydik =
başka değil
hepimiz az çok kımıldanıyorduk çünkü
hepimiz ağzımızı açıyorduk arada
bir sesi dışından olsun yakalamak için
ama nafile
yoktu ses
yok bile yoktu ki bir yerde
kapıdaki bir yaylı arabayla
süslü bir cenaze arabasına benzer bir arabayla
solukların iniltili bir dram yaratmasa
yoktu ses
ve yaşlı barmenin başı tezgahın ardında
saint jean de baptiste'in kesik
kesik desem kesik, yaşayan desem yaşayan
başı gibi sakin durmasa.

ek

silik bir izlenim gibi kalıyordum kendimde
elimle filan bir şeyler yaptığımı görüyordum
seyrek de olsa konuşuyordum, örneğin
eski bir efsaneyi anlatıyordum birilerine
ya da bir yerleri tarif ediyordum yüzümü buruşturarak
içki de içiyordum, hem de sert içkiler içiyordum
bazen bir iki bardak
bazen de sabahtan akşama kadar
durmadan içiyordum
canım elbette, diyordum, nasılsa
otel batacak, otel batacak

en önemlisi de tanıştırılır gibiydim biriyle
hiç kimselerin ilgilenmediği
bazı olayların tarihçisi olarak.

edip cansever
(ihlamur, 13.04.2002 19:43)
#1182997 !?
# http://otel.startv.com.tr/
(marsyas, 08.07.2002 23:28)
#1415179 !?
# yari$macilarin nerdeyse yarisi benim ya$itim diyebilecegim kadar kucuk olan (198x) bbg turu gereksiz yari$ma.. kimsenin rezervasyon yaptirmamasini diledigim bu sayede ellerinde patlayacak olan yari$ma ayrica, gerci stardakilerin yakinlari vs. nasilsa bele$ tatil deyip oraya katilmi$ gibi otele yerle$tirilebilir, ve zaten bir iki kavga ciktiktan sonra zaten insanlarin oraya deli gibi tatile gideceklerini hatta bo$ yer kalmayacagini tahmin ediyorum.. bir de ece erken sunuyor bunu
(gaahl, 09.07.2002 11:42)
#1416323 !?
# ece erken'in sunamadığı program..
(dj trapper, 13.07.2002 20:02)
#1429663 !?
# (bkz: oteller kitabı)
(tamagotchii, 13.07.2002 23:03)
#1430109 !?
# bbgnin eğitici ve keyifli bir program, bbg katılımcılarının da seçkin insanlar olduğunu düşündürten, bbg'yi bile özletebilecek kapasitede program
(bkz: allah müstehakınızı versin)
(bkz: beğenmiyorsan izleme)
(bkz: love to hate)
(rosebud26, 16.07.2002 23:18)
#1438957 !?
# ucuz olanlari cogu kez fuhu$ yuvasi olan bina.
(delikan76, 25.11.2002 15:54)
#1863176 !?
# dilimize bir cok kelime gibi fransizcadan gelmistir otel ve fakat biraz kafamiz karistirmis bu frenkler. cunku fransizca hotel yazar ve h'i fransiz dilinde sessiz kaldigi icin otel diye okurlar.
bizde de dilimiz ve tatil beldelerimizde konaklama yerlerimizi isimlendirmede contempo bir karmasa yasayip uzun bir bir sure, hotel o bu su, otel su bu o gibi isimlendirip son yillarda sessizce alinan bir kararla fransizca yazilimi ve fransizca okunumu nun yarattigi coul kargasayi otelde birlestirdik.
(bkz: fransizlarin h harflerini okuyamamasi)
(bkz: batililasma kaygisiyla kaygilanmak)

bir de suna (bkz: kara kitap taki vatandas heykelleri)
(sprintpcs, 09.07.2004 18:44 ~ 11.07.2004 21:03)
#4968321 !?
# rüyada görüldüğünde, yakın bir zamanda yolculuğa çıkacağınıza, bir otelde yattığınızı görmek; bir sebepten dolayı evde huzursuzluk yaşayacağınıza işaret olan geçici konaklama yeri.
(akay, 16.09.2004 13:46)
#5743743 !?
# en ilginç örneklerinden üç tanesi isveç'te bulunmaktadır. en ilginci için (bkz: ice hotel). ikincisi yerin 13 metre üzerinde, västerås şehir parkının ortasındaki bir ağacın üzerinde, üçüncüsü ise yine västerås'ta gölün ortasında, su yüzeyinin 3 metre altında bulunmaktadır. ağaçtaki ve göldeki için:

(bkz: http://www.unusualhotelsoftheworld.com/...hotelid=408)
(bkz: http://www.unusualhotelsoftheworld.com/...hotelid=460)
(bkz: http://www.konst.org/swe/genb1.htm)
(guardian of the sky, 30.11.2005 06:05)
#8617861 !?
# (bkz: hostel)
(viper, 06.03.2006 16:38)
#9230603 !?
# otel.com alan adında hizmet veren yabancı görünümlü türk şirketinden prepaid olarak rezervasyon yapıldığında süper ucuz kalınabilen geçici yaşama alanı

edit: gtahotels.com tatil.com gezi.com allstarhotels.com falanda bunlarınmıs
(tocali, 21.03.2006 17:48 ~ 17:52)
#9302165 !?
# yolcu evi
(velhasil, 07.06.2006 23:43)
#9652430 !?
# yönetim olarak ele alındığında orta büyüklükte ( 4 veya 5 yıldız ) bir otelde bulunan departmanlar ( bölümler ) aşağıdaki gibidir;

genel yönetim

odalar bölümü müdürü
satış ve pazarlama
ön büro ve rezervasyon
kat hizmetleri yönetimi (housekeeping )
çamaşırhane
teknik hizmetler
bilgi teknolojileri
kalite yönetim temsilciliği
mutfak
bulaşıkhane
barlar
restaurant
kongre - toplantı - banket
insan kaynakları
muhasebe depo-tesellüm
satınalma
eğlence
güvenlik
bahçe

var ise;
sağlık klübü & wellness
golf
(hayatacaylakkaldim, 09.10.2006 10:54)
#10132588 !?
# yesim ustaoglu'nun kisa filmlerinden biri.. sanirim yonetmenlik hayatindaki en parlak calismasi.. ustaoglu, mimarlik egitiminin verdigi formasyon ve ugur icbak'in goruntu yonetimi sayesinde gorsel olarak buyulu bir atmosfer kurmayi basarmis.. ustaoglu ve tayfun pirselimoglu'nun birlikte olusturdugu filmin hikayesi ise kafkaesk tinilar barindiriyor..

Oteller

Danos tu comentario